Türk Yıldızları
Türk Yıldızları
Türk Yıldızları
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


Ne Mutlu Türküm Diyene
 
AnasayfaKapıGaleriLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 Kaza ve Kadere iman

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mareşal
Forum Kurucusu
Forum Kurucusu
Mareşal


Mesaj Sayısı : 293
Kayıt tarihi : 21/03/10
Nerden : Türkiye

Kaza ve Kadere iman Empty
MesajKonu: Kaza ve Kadere iman   Kaza ve Kadere iman I_icon_minitimePerş. Haz. 24, 2010 11:52 am


Kaza ve Kadere iman Icon13
Kaza ve Kadere iman






Bilindiği gibi, Yüce Allah’dan
başka yaratıcı yoktur. Bu kainatta meydana gelen
her şey, muhakkak Yüce Allah’ın bilmesi, dilemesi ve yaratmasıyla olur.
Onun için herhangi bir şeyin belirli bir şekilde meydana gelmesini,
Cenab-ı Hakk’ın ezelde dilemiş olmasına “Kader” denir. Yüce Allah’ın
böyle dilemiş olduğu herhangi bir şeyi, zamanı gelince meydana
getirmesine de “Kaza” denir.

Örnek: Herhangi bir insanın falan günde meydana gelmesini
Yüce Allah’ın ezelde dilemiş olması bir kaderdir. O insanın takdir
edilmiş
günde yaratılması da bir kazadır. Bununla beraber kaza sözü, takdir ve
hüküm manasına da gelir.

68- Kaza ve kadere iman
da, müslümanlarca bir esastır. Bunlara inanmak, Yüce Allah’a iman
esaslarından sayılır. Allah’ın varlığını ve birliğini bilen, O’nun
kainata tek hakim olduğuna inanan bir insan için kazaya ve kadere iman
etmemek mümkün olmaz. Hangi mümkün şey vardır ki, Yüce Allah takdir
ettiği takdirde meydana gelmesin? Hangi şey de vardır ki, Yüce Allah
dilemediği halde o meydana gelebilsin?

Onun için biz Allah’ın kaza ve kaderine inanırız, kaza ve
kadere razı
oluruz. Bu bizim bir iman borcumuzdur. Fakat kendi irademizin ve kendi
kazancımızın neticesi olmak üzere, Yüce Allah’ın yarattığı bazı işler
vardır ki, bunlar Allah’ın rızasına aykırı olması bakımından, bizim
bunlara razı olmamamız gereklidir. Bunlara rıza göstermek caiz olmaz ve
bunlara Makzî (Kulun dilemesi üzerine Allah tarafından gerçekleşmesine
hüküm verilmiş işler) denir.

Örnek: Bir insan bir günah
işlemek ister, irade ve gücünü o günah tarafına yöneltir. Yüce Allah da
dilerse, bu günahı o insanın arzusuna göre yaratır. İşte bu günah, Yüce
Allah’ın rızasına aykırı olduğu için, ona razı olamayız. Bunun içindir
ki, kazaya rıza göstermek, Makzî’ye rızayı gerektirmez.

Kaza ve kadere imanın faydasına gelince: Şübhe yok ki,
insan bu iman
sayesinde Allah’ın yaratıcılığını kudret ve hakimiyetini tanımış olur.
Böylece ruhu güç kazanmış olur, ahlak duyguları yükselir, hayata büyük
bir güçle atılır ve başarıdan başarıya ulaşır. Çünkü Yüce Allah’ın kaza
ve kaderine razı olan bir kimse, hiç bir şeyden yılmaz, sebeblere
sarılmayı da, kaza ve kaderin gereği bilir. Bir işte başarısızlığa
uğrayacak olsa, “bunda kim bilir, Allah’ın ne gibi gizli hikmetleri
vardır” diye düşünür. Allah’ın kazasına razı olur ve ümitsizliğe
düşmez, azminde gevşeklik olmaz, heyecana kapılmaz, huzur içinde üzüntü
çekmeyen bir kalb ile hayat alanındaki çalışmasını sürdürür.

“Kim Allah’a güvenirse Allah ona yeter” (Talak: 3)
Kaza ve Kadere İman Sorumluluğa Engel Değildir
Kaza ve kader, insanların
iradelerine, kudretlerine ve çalışıp kazandıkları şeylerden sorumlu
olmalarına engel ve aykırı değildir.

Şöyle ki: Yüce Allah insanlara bir güç ve irade (ihtiyar)
vermiştir.
Bir insan kendi gücünü ve iradesini bir işe harcarsa, buna Kesb
(Kazanç) denir. Yüce Allah da dilerse, o işi insanın isteğine göre
yaratır. Bu da bir kaza, bir yaratıştır. Onun için insanın bu kazancı,
kendi cüz’i irade ve isteği ile olduğundan, o işin değerine göre
sorumlu olması gerekir. Yoksa: “Ne yapayım, kader böyle imiş!” diyerek
kendisini sorumluluktan kurtaramaz.

Bununla beraber bir insan bir işi yapacağı zaman, kaderin
ne olduğunu
bilemez, kendi düşünce ve arzusuna göre hareket eder. İşin nasıl
sonuçlanacağını önceden bilmediği bir kadere işini dayayarak kendisini
işin sorumluluğundan beri görmeye hakkı yoktur.

Bir insanın kendisini her türlü kudretten ve iradeden
yoksun görmesi
bir Cebr (Zorakilik) inancıdır ki, bu doğru değildir. Bizim
işlerimizden bir kısmı, arzu ve irademize bağlıdır. Mesela: Ellerimiz
bazan bir hastalık sebebiyle titrer, bazan da bunları kendimiz
titretiriz. Şimdi bu iki titreme arasında fark yok mudur? Elbette
vardır; birinci titreyiş cebrîdir (ihtiyarımızla değildir). İkinci
titreyiş ise ihtiyarımızla, kendi istek ve irademizledir.

Cebri savunanlar, çok kere bu iddialarını kendileri
bozarlar. Mesela;
Onlardan birine bir kimse bir tokat vursa, hemen kızarlar ve karşılık
vermeye kalkışırlar. Oysa kendi iddialarına göre, o kimseyi suçlu
görmemek gerekirdi. Çünkü onun bir tokat vurması, onların inançlarına
göre bir kader gereğidir. Tokat vuran bu işi yapmaya mecburdu. Onun
için sorumlu olmaktan beridir.

Bir de cebir iddiasına kalkışanların, kendi inanışlarına
göre,
yaptıkları iyi işlerden dolayı Yüce Allah’dan bir mükafat beklememeleri
gerekir. Çünkü o işler de bir kader neticesidir, onlara göre kulun bu
işlerde bir tesiri yoktur, yaratan Allah’dır. Kötü işlerinin
sorumluluğunu kabul etmedikleri halde, iyi işlerinden nasıl mükafat
bekleyebilirler?

Aksine olarak insanın her işi yapmakta tamamen kudret ve
iradeye sahip
olduğuna, her şeyi başardığına inanmak da “Kaderiye” mezhebine
sapmaktır. Bu da doğru değildir. Bu durumda insan kendisini bir nevi
yaratıcı sanmış ve Allah’a has olan bir sıfatı takınma cesaretini
göstermiş olur.

Sonuç: İnsan kasibdir (iradesi ile işi kazanır). Yüce
Allah da işi
yaratır. Bu dünya bir imtihan alemidir. Yüce Allah hikmeti gereği
olarak insanlara güç ve kudret vermiştir. Bu sebeble de kulu sorumlu ve
yükümlü tutmuştur. İnsan yaratıcısının bu ihsanını hayırlı işlere
harcarsa hayır (mükafat) görür. Kötülüğe harcarsa azaba düşer.

Bunun için insanların görevleri kendi hayatlarını kurtarıp
parlak bir
hayata kavuşmak için hem dünyaya, hem de ahirite ait işlerini güzelce
yapmaya çalışmaktır. Yoksa: “Kaza ve Kader ne ise, o meydana gelir”
deyip bu çalışmayı terk etmek asla caiz olamaz. İslam dini tembelliğe
ve gevşekliğe cevaz vermez.
“İnsana ancak çalıştığı vardır.” (Necm: 39)

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://turkyildizlari.forummum.com
 
Kaza ve Kadere iman
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türk Yıldızları :: İslami Sohbetler :: Doğru İman Bilgileri-
Buraya geçin: